Adana Kalesi

Adana kalesi, Adana'nın Tepebağ ve Kayalıbağ mahalleri mevkiinde kurulmuştur. Kaleden günümüze bu mahallerde yer alan bir iki kalıntıdan başka bir şey kalmamıştır. Kalıntıların incelenmesi sonucu Geç Roma devrine ait surlar olduğu anlaşılmıştır. Seyhan nehri kenarında bulunan Adana kalesi, dörtgene yakın bir şekilde ve doğudan batıya doğru uzanmaktaydı. Çevresi üç yüz metreydi ve doğuya bakan nehir cephesi hariç olmak üzere diğer üç cephesi müdafaa hendeğiyle tahkim edilmişti. Doğu tarafı tamamıyla Seyhan nehrinin kenarında idi. Kalenin yedi burcu var olduğu biri güneye yani şehre, diğeri doğuya yani tamamıyla Seyhan nehrine açılan iki demir kapı, kalenin dışarısı ile irtibatını sağlıyordu. Kale haricindeki Adana şehri, sur ile çevrilmiş olmamasına rağmen her sokak başında kale kapısı gibi demirden yapma 8 adet büyük kapı bulunmaktaydı.
Adana kalesi surları, Adana'nın Mısır Kölemenleri tarafından işgali esnasında 1836 da Mısırlı İbrahim paşanın emriyle yıktırıldığı için bugün bir iki parça duvar enkazından ve "Kalekapısı", "Tarsuskapısı" gibi isimlerden başka bir eser ve hatıra kalmamıştır. 26 Aralık 1706 da Adana'ya gelen seyyah P. Lucas, Adana kalesini gezdiğini beyan ederken şöyle demektedir :

"Adana'nın ortasından Paris'in Sen nehri büyüklüğünde Çakıt (Seyhan) ırmağı geçmektedir. Bu nehrin kenarında şehrin kalesi vardır. Bu kale küçük olmakla beraber sağlam bir temel üzerinde sağlam yapılmıştır. Bir gün buradan geçerken kale kumandanı beni davet etti ve kaleyi gezdirdi. Üzerinde kuleleri bulunan surun, kale kadar eski olan kapısından içeri girdik. Bu kapının alt tarafı büyük demir levhalardan, üst kısmı da üç parmak kalınlığında at nallarından yapılmıştı. Buradan sonra dar yollardan giderek muhafızların oturduğu garnizona vardık. Burada askerlerin aileleri de bulunuyordu ki, sayıları kırktan fazla değildi. Bundan sonra surları dolaştık. Ben burada yalnız küçük bir top gördüm. Bir kaç tane de mühimmat deposu vardı. Fakat bunların hepsi boştu. Kalede başka görülmeğe değer bir şey yoktu. Çevresi 300 metreden fazla olmayan bu kalenin içinden büyük gözlü bir taş köprüye geçilmekte ve buradan şehrin dışına çıkılmaktadır. Bu köprünün sağ kolu üzerinde büyük su kemerleri ve bunların alt tarafında da nehirden su çeken su dolapları bulunuyordu. Büyük kemerli su yolları ırmaktan alman suyu kanallar vasıtasıyla şehre isal ediyordu. Adana kadar güzel ve fazla çeşmesi bulunan bir yer yoktur diyebilirim." İngiliz seyyahı Kinneir de 1813 - 1814 de Adana'yı ziyaret ettiği zaman Adana kalesi hakkında şu kısa notu vermektedir: "Seyhan kenarındaki kale, köprüden uzak değildir ve taşdan yapılmış kuleli duvarlariyle tahminen 1/4 millik bir çevreye maliktir."
    
1432'de Kudüs'ten İstanbul'a giderken Adana'ya uğrayan Fransız Bertrandon de la Broqiere seyahatnamesinde, Adana'nın Haçlılar zamanında tamamen sûrla çevrili, fazla kalabalık ve iyi tahkim edilmiş bir mevki olduğunu, XII. asrın sonlarında Ermeni Rupen kral ailesinin kaleyi takviye ettiğini, fakat şimdi bunların yıkılmış olduğunu söyledikten sonra şöyle devam etmektedir: "Bu eski şehir, şarklı coğrafyacılara göre, Ebu Süleyman isminde Harun Reşid'in bir Türkmen kölesi tarafından muazzam tahkimat işleri yapılmak suretiyle esaslı tamir edilmiş ve harap halinden kurtarılmıştır. Adana yanından Seyhan veya Adana ırmağı adındaki eskilerin Sarus dedikleri bir nehir geçer. Bunun üzerinde hayli uzun ve epeyce geniş bir köprü mevcuttur. Bu şehrin bir Türkmen emîri vardır ve halkı Türkmendir. Bu emîr, Mısır Sultanının bir hile ile tutturup Mısır'a götürdüğü ve orada ölen Ramazan oğlunun kardeşidir."

Yeni yorum ekle

The content of this field is kept private and will not be shown publicly.
  • Web page addresses and e-mail addresses turn into links automatically.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Lines and paragraphs break automatically.

More information about formatting options

Adana Kalesi hakkında yapılan yorumlar